Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
sanat dünyası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanat çevresinin oluşturduğu atmosfer


sanat enstitüsü
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Endüstrinin türlü dallarına ve küçük el sanatları alanına bilgili, usta işçi ve teknisyen yetiştirmek amacını güden öğretim kurumu

Örnek:

1. Olsa olsa sanat enstitüsü mezunudur.

1. Olsa olsa sanat enstitüsü mezunudur.


sanat eri
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanatçı


sanat eseri
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yaratıcılık ve ustalık sonucu ortaya çıkan üstün ve değerli eser

Örnek:

1. Sanat eserinin mimarı şüphesiz ki eseri için lüzumlu malzemenin en iyisini kullanmayı bilen kimsedir.

1. Sanat eserinin mimarı şüphesiz ki eseri için lüzumlu malzemenin en iyisini kullanmayı bilen kimsedir.


sanat filmi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kazanç düşünülmeden salt sanat kaygısıyla yapılan film


sanat okulu
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Çeşitli iş kollarında veya sanat dallarında eğitim veren okul


sanatçı

İlgili Kelimeler:

konuk sanatçı, devlet sanatçısı, folk sanatçısı, sinema sanatçısı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist

Örnek:

1. Peki, yazarların, sanatçıların da ayrı bir cins olduğu ne zaman kabul edilecek acaba?

1. Peki, yazarların, sanatçıların da ayrı bir cins olduğu ne zaman kabul edilecek acaba?

2. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse

Örnek:

1. Türk tiyatrosunun en önde gelen kadın sanatçıları arasında yerini alıverdi.

1. Türk tiyatrosunun en önde gelen kadın sanatçıları arasında yerini alıverdi.


sanatçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanatçı olma durumu


sanatevi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanat eserlerinin üretildiği veya sergilendiği yer


Telaffuz : sana'tevi

sanatkâr
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanatçı

Örnek:

1. Başı aylarca ağrımayan, sinirleri bozulmayan, yanılmayan sanatkâr, olduğu yerde sayandır.

1. Başı aylarca ağrımayan, sinirleri bozulmayan, yanılmayan sanatkâr, olduğu yerde sayandır.

2. El ile yaptığı işi kendisine meslek edinen işçi veya usta

3. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bir işi ustalıkla yapan, usta, mahir


Lisan : Arapça ṣanʿat + Farsça -kār

Telaffuz : sanatkâ:rı

sanatkârane
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Sanatkârca


Lisan : Arapça ṣanʿat + Farsça -kār-āne

Telaffuz : sanatkâra:ne

sanatkârca
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Sanatçıya yakışır bir biçimde, sanatkârane


Telaffuz : sanatkâ'rca

sanatkârlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanatçılık


sanatlaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanatlaşmak durumu


sanatlaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Sanata uygun duruma gelmek

Örnek:

1. Onda fassallık yalnız sanatlaşmış değildir, geçim yolu da odur.

1. Onda fassallık yalnız sanatlaşmış değildir, geçim yolu da odur.


sanatlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sanatla yapılmış, bir usta elinden çıkmış, musanna


sanatoryum
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Özellikle veremli hastaların iyileştirilmesi için kurulmuş sağlık kuruluşu


Lisan : Fransızca sanatorium

Telaffuz : sanato'ryum

sanatsal
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sanata ilişkin, sanatla ilgili


sanatsallık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanatsal olma durumu


sanatsever
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sanatı tutan, sanatı koruyan ve yaşatan (kimse)

Örnek:

1. Sanatsever olarak tanıdığım bir tanıdıkla karşı karşıyayız.

1. Sanatsever olarak tanıdığım bir tanıdıkla karşı karşıyayız.


Lisan : Arapça ṣanʿat + Türkçe sever

Telaffuz : sana'tsever

sanatseverlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanatsever olma durumu


sanatsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sanatı olmayan


sanatsızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanatsız olma durumu


sanayi

İlgili Kelimeler:

sanayi bölgesi, sanayiinefise, sanayi kuruluşu, sanayi odası, sanayi sitesi, sanayi ülkesi, sanayi yatırımı, ağır sanayi, hafif sanayi, organize sanayi, yan sanayi, sinema sanayisi

Anlamı:

1. Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran, endüstri


Lisan : Arapça ṣanāyiʿ

Telaffuz : sana:yi:si

sanayi bölgesi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sanayinin yoğun olarak yer aldığı bölge